Geçiyordum Uğradım…

e-Posta Yazdır PDF
Sevgililer günü yine geldi ve geçti. Önümüzdeki sene de gelecek bir sonra ki sene de. Öyle görünüyor ki; hiç vazgeçmeyecek.
Bu günün nerden geldiği nereye gittiği hakkında birçok söz edildi bu güne kadar. Gerekliliği de gereksizliği de çokça tartışıldı. Bu günlerde kimileri sevdiğinden alacağı pahalı hediyenin hayalini kuruyor kimileri de bu parasızlıkta ne hediyesi diye düşünüyor. Bu hengâmede eksilip yiten bir şey de sevgilime ellerimle ne hediye hazırlasam diye kafa yoran insanlar.
Aslına bakılırsa sevgililer günün gerçek anlamı bu günlerde kimsenin umurunda da değil. İnsanları bir hediye transferi, hatırladın mı unuttun mu derdidir almış gidiyor.
Durum böyle de olsa halkla ilişkiler açısından bakıldığında her şey gayet olumlu. Sevgililer günü işletme ve firmalara daima artı getiren bir olgu olarak bir kenarda durmaktadır. Belki de şu ekonomik buhran döneminde firmaları biraz olsun rahatlatabilecek bir etkide bulunabilir. Ne de olsa aşk engelleri her zaman cesurca göğüsler ve kriz parasızlık dinlemez. Hal böyle olunca büyük küçük hemen hemen her mağaza ve işletme kendi çapında bu güne özel bir takım çabalara girmektedir. Bu gün için yapılacak tüketim harcamalarını kendilerine çekebilmek adına türlü türlü kampanyalar devreye sokmaktadırlar.
Kimi firmalar, promosyon uygulamasına giderek sevgilinizi sevindirirken kendinizi de es geçmeyin diyor. Kimileri bir alana bir bedava diyor ya da ikinci üründe %50 indirim fırsatı sunuyor. Tüketimi arttırmak için elden gelen her şeyi yapan firmalar bu dönemi kazançlarını arttırmış olarak bitirebilmeyi bekliyorlar.
Bir sevgililer günü klasiği olarak bu sene de mücevher markalarının cazip fırsatlarla müşteriyi çekmeye çabaları gözden kaçmıyor. Üstelik yalnızca kampanya mantığıyla değil reklam filmleriyle de oldukça başarılı çizgi izlemekteler. Atasay, Goldaş, Altınbaş gibi sektörün önde gelen firmaları zamanın moda mücevheri pırlantanın geçmişe nazaran uygun fiyat seçenekleri olduğunun üzerine bastıra bastıra piyasadaki hedef kitlelerini genişlettiler. Özellikle Atasay’ın “Şu Kadarcık” sloganıyla aylardır sürdürdüğü reklam kampanyası başarıyla satış grafiğini giderek yükseltmekte. Açıkça görülüyor ki kadınların zayıf noktası olan mücevherler hele ki pırlanta ekonomik kriz dahil hiçbir engel tanımıyor.   
Sevgililer günü dolayısıyla Mavi Jeans’ın de yaptığı değişik bir uygulama var. ‘Sevgilinizi sizi seçtiği için kutluyoruz.’ sloganıyla 5-14 Şubat tarihleri arasında Mavi’den yapılacak alışverişlerin gönderim ücretleri firma tarafından ödeniyor. Mavi, bir Türk firması olmanın yanında kalitesi ve müşteri memnuniyetinden de anlaşılacağı gibi yenilikçi anlayışını başarıyla sürdürmekte.

Otomobil sektörüne bir göz atıldığında sevgililer gününe özel bir kampanya da Hyundai firması tarafından sürdürülmekte. Kampanya kapsamında şubat ayı boyunca tüm Hyundai modelleri için 800 TL indirim sunuluyor. Sevgilisine, eşine ya da bu fırsattan istifade kendisine bir araba almak isteyenler için indirim fırsatlarının yanında bir de perakende değeri 1.000TL olan bir LCD televizyon da armağan ediliyor. Satışların ve üretimin diplerde seyrettiği bu günlerde hem firmayı hem de müşteriyi sarsmadan uygulanabilecek başarılı bir promosyon kampanyası gibi görünüyor.
Tüm bu tüketim ürünlerinin yanında manevi değeri yüksek ve dünyamız için büyük faydası olan bir kampanya ÇEKÜL Vakfı tarafından düzenlenmekte. Çevre ve Kültür Değerlerini Koruma ve Tanıtma Vakfı’nın 1993 yılından beri uygulanmakta olduğu ’7Ağaç’ isimli bir kampanya mevcut. Bu kampanya aracılığıyla insanlar sevdiklerine özel günlerinde tüketim ürünleri yerine kalıcı hediyeler olarak ağaçları hediye ediyorlar. Kampanyanın oluşumunun esin kaynağı; bireylerin bir yıl içerisinde tüm kâğıt ihtiyaçlarını karşılayabilmek için doğaya yılda yedi ağaç borçlanıyor olmaları. Babalar günü, anneler günü, yılbaşı, yıldönümleri gibi özel günlerde bağışçılara sevdiklerine verebileceği belki de en anlamlı hediyeleri sunuyorlar. Katılımcılar kendi adlarına ya da sevdiği insanlar adına ‘7 Ağaç ‘ diktirerek doğayı ve yakınlarını mutlu edip onlara ne kadar çok değer verdiklerini gösterebiliyorlar.
Bir sevgililer günü daha böyle gelip geçerken halkla ilişkiler açısından bu konunun ufak bir değerlendirmesini yapan bir hocamdan güzel bir anekdotla soru işaretimi koyuyorum…
Sevgililer gününde profesyonel bir halkla ilişkilerci:
           -Sevgilime .........aldım.   Sen ne aldın?
Aynı gün profesyonel olmayan bir halkla ilişkilerci:
            - Sevgilime bir resim yaptım.   Sen?
İkisi arasındaki fark ne?
       Sizce de insanın kendini, diğerini ve toplumunu nasıl ürettiği farkı değil mi?

                                                                                                       EBRU EKİM
                                                                                               Gazi Üniversitesi
                                                                                     Halkla İlişkiler ve Tanıtım
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Anket

Ankara Nasıl Bir Kent?
 

GİRİŞ / KAYIT