Eylülce

e-Posta Yazdır PDF
Merhaba değerli sanatseverler.
Yayın hayatına yeni başlayan Eylülce’yi konuk ettik sizler için. Kitapçı raflarında yerini alan Eylülce’yi yayından sorumlu sayın, Ceren Alpertürkan Erdil ile konuştuk.  

infoANKARA : Bu sizin ilk sayınız. Öncelikle tebrik ediyor ve Eylülce’nin uzun ömürlü olmasını diliyorum.
Ceren Alptürkan Erdil: Teşekkür ederim.

infoANKARA: Yeni bir edebiyat, kültür, sanat ve düşün dergisi çıkarma fikri nasıl doğdu?
CAE: Uzun zamandır edebiyat çevreleriyle iç içeyiz. Dergiciliğin sorunlarını yakından izliyorduk. Bu sorunların üstesinden gelebileceğimizi, edebiyat dergiciliğini yeniden hak ettiği noktaya taşıyabileceğimizi düşündük. Ama bunu hedeflerken de farklı bir dergi tasarımı yapmamız gerekiyordu. Böylelikle Eylülce doğdu. Rekabet eden değil, buluşturan; paylaştıran, hep ilerleyen bir dergi olmasını istedik. Bu sebeple de ilk dosya konumuzu Edebiyat Dergiciliği olarak belirleyip diğer edebiyat dergilerinin de fikirlerini aldık ve bunları yayınladık.

infoANKARA: İçinde bulunduğumuz ekonomik kriz döneminde yeni bir dergi çıkarmanın zorlukları neler oldu?
CAE: Öncelikle düşündüğümüz tarihten daha geç çıktı Eylülce. Zira kâğıt fiyatları dolara endekslenmişti. Matbaalar ya çok yüksek fiyatlar veriyor ya da beklememizi öneriyorlardı. Aslında alım gücünün de düştüğü böyle bir dönemde, buna cesaret etmek gerçekten zordu. Ama risk almadan, korkarak hiçbir yere varamayacağımızı düşündük.

infoANKARA: Eylülce Dergisi’nin içeriği ve yazar kadrosu hakkında neler söylenebilir?
CAE: Eylülce, sizin de söylediğiniz gibi edebiyat, kültür, sanat ve düşün dergisidir. Elbette öncelikle edebi türler dergimizde yer alacaktır. Bunun dışında sinema, tiyatro ve müzik yazıları, makaleler, görsel çalışmalar (fotoğraf - karikatür) da yer alacaktır. Yazarlar konusunda ise Eylülce her zaman en iyi ürüne yer vermeyi amaçlamaktadır. Ancak bunu yaparken ustalarımızın deneyimlerine yaslanırken, özellikle de genç yazarların önünü açmayı planlamaktadır.

infoANKARA: Dosya konunuzda da bahsettiğiniz gibi edebiyat dergilerinin bir anlamda okul niteliği taşımaları gerekliliğine değinmiş ve Eylülce Dergisi’nin de bunu sağlamaya çalıştığını vurgulamışsınız. Bunun için nasıl bir yol izlemeyi düşünüyorsunuz?
CAE: Dergi çalışması zaten başlı başına bir okuldur. En iyisini yapmak için çok çalışmalıyız. Ancak dergilerin okuyucuları için de birer okul olması gerekiyor. Öncelikle “eleştiri”yi hak ettiği konuma getirmemiz gerekiyor. Bunun için de atölyeler oluşturmayı, yazar – okur buluşmalarını sağlamayı planlıyoruz. Ama tüm bunların dışında tartışmak isteyen herkes, her an bize ulaşabilir.  

infoANKARA: Ankara üniversiteler şehri… Bu nedenle özellikle genç dinamiklerden örülü, yoğun ve örgütlü bir kültür, edebiyat ve sanat ortamı ve de ürünleri beklenmesi de doğal. Ancak bu noktada 1960’lı ve 1970’li yılların tersine işleyen bir süreç söz konusu olduğu da söylenebilir. Bu durumu aksine çevirmek bağlamında Eylülce Dergisi’nin izlediği yol nedir?
CAE: Aslında eskisine oranla Ankara daha çok okuyor ve üretiyor. Fakat birçok insan sesini duyuramıyor, toplanamıyor ya da olup bitenden haberdar olamıyorlar. Bu dağınıklık nedeniyle de Ankara eski günlerine dönemiyor maalesef. Eylülce biraz da bu endişelerle tasarlandı. Edebiyata, sanata ve kültüre emek veren herkesle, her kurumla işbirliği yapmak istiyoruz. Gücümüzü birleştirdiğimiz oranda ilerleme olanağı bulacağız. Bu nedenle ortak yaptığımız etkinlikler bizim için çok önemli ve her zaman işbirliğine hazırız…


infoANKARA: Eylülce okurları derginin kadrosuyla nasıl temasa geçebilecekler?
CAE: Bize ulaşmak için Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir ileti adresini kullanabilirler. Bize ulaşan her ürün titizlikle tartışılmaktadır.


    Röportaj: Merve Yalnız
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Anket

Ankara Nasıl Bir Kent?
 

GİRİŞ / KAYIT