Kıssadan hisse: Atasözleri-3

e-Posta Yazdır PDF

 

Ağaç kökünden yıkılır.
Her şeyin temeli önemlidir. Ayrıntıların değişmesiyle düzen bozulmaz. Düzenin bozulması, temelin yıkılmasıyla olur.
Ağaç, meyvesi olunca başını aşağı salar
Faydalı eser veren, verimli, erdemli, bilgili insan, alçak gönüllü olur, kimseye tepeden bakmaz.
Ağaç ne kadar uzasa göğe ermez.
Mer insanın belirli bir yeteneği olduğu için, belirli bir yükselme sınırı vardır. Ne kadar zorlanırsa zorlansın bu sını¬rı aşamaz, daha fazlasına yükselemez.
Ağaç maşa olmaz.
Yeteneksiz, beceriksiz kimse, önemli işlerde kullanıl¬maz.
Ağaç yaprağıyla gürler (güzeldir).
İnsan, akrabası, eşi dostu, yakınları ile varlığını gösterir; önemli işler yapabilir. İyi, kötü günlerini çevresiyle paylaşır.
Ağaç yaş iken eğilir.
Eğitim, çocuklara küçük yaşta daha kolay verilir. Yetiş¬kin insan zor eğitilir.
Ağalık (beylik) vermekle, yiğitlik vurmakla (-dır).
Çevrende hatırı sayılır, sözü geçer bir kişi olmak ister¬sen, gereken yerlere bol para yardımında bulunacaksın. Yiğit olarak anılmak istersen, savaşta da barışta da vurucu olacak¬sın.
Ağanın alnı terlemezse, ırgatın burnu kanamaz.
İşin sahibi, işçilerle çalışıp yorulmazsa, işçi var gücüyle işe sarılmaz
Ağanın gözü ata tımardır
Ağanın gözü, atının üzerinden eksik olmazsa ata iyi ba¬kılır. İş sahipleri de işlerini sürekli denetleyip, takip ederler¬se işleri düzgün gider, verimli olur.
Ağanın gözü öküzü (ineği) semiz eder
Ana babalar çocuklarına, mal sahipleri mallarına iyi ba¬karlarsa istedikleri sevindirici sonucu alırlar.
Ağanın gözü, yiğidin sözü.
Bir yerin yöneticisi, büyüğü için önemli olan işleri iyi denetlemesidir. Yiğit için ise önemli olan şey, sözünün eri Olmasıdır.
Ağanın malı çıkar, uşağın canı
İşveren mal sahibi olur ama bu uğurda işçi de canı çıkıncaya kadar çalışmıştır.
Bir afeti önlemek için zengin malını, fakir canını verir.
Ağaran baş, ağrıyan göz gizlenmez.
Belirtilen açıkça olan bir şey gizlenemez. Yaşlılık da izleri ortada duran üzüntü de ne yapılsa örtülemez.
Ağası güçlü olanın kulu asi olur, (Ağası yiğit olanın etba sarhoş gezer)
Kuvvetli, dişli birisine dayanan, ondan güç alan kişiler,herkese kafa tutar; kabadayıca işler yapar.
Haksızlık ve zorbalık eden yöneticilere, patronlara çalışanlar, sonunda başkaldır.
Ağılda oğlak doğsa, ovada otu biter
Doğada herkesin bir hissesi vardın Allah her yaratığın rızkınıda birlikte yaratır.
Ağır basar, yeğni kalkar.          
-Yerinde davranmasını, konuşmasını bilen kişilere her¬kes saygı gösterir. Ağır başlı olmayan kişilere ise kimse de¬ğer vermez.
-  Ağır başlı insanla, hafif insan davranışlarından belli olur.
-  Değerli kişi, herkesin beğendiği eylemi gerçekleştirince değersiz kişinin yaptıkları etkisiz kalır.
Ağır git ki yol alasın.
Tuttuğu işte, yolda ilerlemek isteyen, ağır ağır, acele et¬meden güvenilir adımlarla ilerlemelidir. Böyle olursa işi sağ¬lam olur.
Ağır kazan geç kaynar.
- Kalın kafalı insanlar bir konuyu geç anlarlar. Tembel kişinin elinden iş geç çıkar.
Ağır başlı insan çabuk öfkelenmez.
Ağır ol batman gel (döv, gelesin, dövesin)
Hareketlerini, davranışlarını tartarsan, ağır başlı olursan değerin artar.
Ağır otur ki bey (aga, molla) desinler.
Hoppalık hafiflik, züppelik etme ki sana büyüğümüz di¬ye saygı göstersinler;
Ağır taş, batman döver (yerinden oynama).
Ağır başlı, oturaklı kişiler, kimsenin alay konusu, oyun¬cağı olmaz. Onları hırpalamaya kimsenin gücü yetmez.
Ağır yongayı yel kaldırmaz.
Ağır başlı, oturaklı kişilere değme olaylar zarar verip et¬kili olamaz.
Ağız yer, yuz utanır.
Karşılık beklenerek verilen armağanı alan kişi, armağanı verenin dileğini yerine getirmek zorunda kalır; işini yapar.
Ağlamakla yâr ele girmez.                                         
Çok istediğimiz şeyi elde etmek için yâlnızca çok iste¬mek yetmez. Onu elde etmenin yollarını arayıp bulmalıyız.
Ağlama ölü için, ağla deli (diri) için
Ölen yakınımız ölüp gitmiştir. Ona her gün ağlamak öleni geri getirmez. Yakınlarımızdan birisi deli ise, yahut dertli ise, acı çekiyorsa asıl ağlanacak durum bunlarınkidir.Çünkü her gün durumlarıyla bizi de üzerler.
Ağlamayan çocuğa meme vermezler.
Hak'kını aramayana, sesini yükseltmeyene kimse getirip hakkını vermez. Haklı olduğumuz her konuda hakkımızı aramalıyız.
Ağlarsa anam ağlar, gerisi (kalanı, gayrisi) yalan ağlar.
Kişinin derdini, sıkıntısını yürekten paylaşan kişi anasıdır.kimse anamız kadar bizim derdimize yanmaz.
Ağlatan gülmez.
Başkalrına eziyet kötülük eden er geç cezasını çeker.


Ağrısız baş mezarda gerek (olur), (Gailesiz baş, yerin al¬tında)? (Rahat ararsan mezarda).
Bu dünyada yaşayan herkesin mutlak bir derdi vardır. Sıkıntıların, beklentilerin bitmesi, hayatın da bitmesi demek¬tir. Yani insanın derdi ancak ölünce biter.
Ağustosta beyni kaynayanın, zemheride kazanı kaynar.
Yazın sıcak günlerinde tarlada çalışan kişi, kışın soğuk günlerinde geçim sıkıntısı çekmez. Gençliğinde çalışan, yaş¬lılığında rahat eder.
Ağustosta gölge kovan, zemheride karnın ovar
Zamanında çalışıp geleceğini düşünmeyen, keyfe, zevke dalan kişi ileride aç kalmaya, sürünmeye mahkumdur. Ağus¬tos böceğiyle karınca masalında olduğu gibi.
Ağustosun yarısı yaz, yarısı kıştır
Ağustos ayının ortalarında yaz sıcakları azalır, serinlik başlar. İnsanlar, yavaş yavaş kışa hazırlık yapmalıdırlar. Ağustosun adına aldanmamalıdır.
Ağustosta yatanı, zemheride büğelek tutar.
Fırsatı, gücü varken çalışıp ihtiyaçlarını temin etmeyen kişi, fırsat elden gittikten sonra sıkıntılar içinde kıvranır.
Ağzı eğri, gözü şaşı ensesinden (arkasından) belli olur (bellidir).                                
Kişilerin kusurlarını, huylarını tutum ve davranışları belli eder.
Ah alan onmaz.
Kötülük yaparak masumların beddualarını alan kişi iflah olmaz. Ettiğini bir gün bulur.
Ahlatın  (armut) iyisini (dağda) ayılar yer.
Güzel şeyler, çoğu kez, ona layık olmayan kimselerin eline geçer.      
Ahmağa yüz, abdala söz vermeye gelmez.
Ahmaklara, arsız kişilere ne yüz, ne de söz vermeye gel¬mez. Bir kez yakayı kaptırırsanız bir daha böyle kişilerden başınızı alamazsınız.
Ahmak gelin, yengeyi halayığı sanır.
Ahmak kimse, kendisine yardımcı olan kişiye, hizmeti¬ne verilmiş gözüyle bakar, saygısızca davranırsa, çevresin¬deki iyi niyetli, yardımcı kişilerden yoksun kalır.
Ahmak (şaşkın) misafir, ev sahibini ağırlar.
Herkes, kendi görevini yapmalıdır. Başkasının işine ka¬rışıp görev ve yetkilerini üstlenmeye kalkan kişiler gülünç duruma düşerler.
Akacak kan damarda durmaz.
Bir zarara uğramak kaderimizde varsa ne yapsak önle¬yemeyiz.                                       
Ak akçe, kara gün içindir.
Paranın asıl değeri sıkıntıya düşüp ona ihtiyaç duyduğu¬muz gün belli olur. Kazanmasını bildiğimiz gibi dar günü¬müzde paramızı harcamayı da bilmeliyiz.
Akan su yosun tutmaz.
Akara kokara bakma, çuvala girene bak.
îyi, kötü diye beğenmemezlık etme; mal ve para biriktir.
Akar su çukurunu kendi kazar, (su yatağını bulur)
İçinde çalışıp bir şeyler yapma isteği olan kişi, ne yapıp eder, kendisine uygun bir iş ve çalışma alanı bulur.
Akar su pislik tutmaz.
Eski bir inanışa göre akarsu-ne kadar kirletilirse kirletilsin temiz kalır.
Akar suya inanma, el oğluna dayanma.
Ne kadar yavaş akarsa aksın, akar suya girmek tehlikeli dir. Su, insanı sürükleyip boğabilir. Suya güvenmek olmaz. Bunun gibi her iyi görünen el oğluna güvenmek de doğru değildir. Görünüşteki iyi davranışların ardında bize zarar verecek düşünce ve tutumlar olabilir.
Akçe akıl, don yürüyüş öğretir.
Parası olan insanın kendine olan güveni de artar. Para bilgisinin, görgüsünün artmasına yardımcı olur. Gezme, görme, araştırma, okuma hep paraya dayanmaktadır. Kılıksız olduğu içine topluma girmekten çekinen kişiler, güzel giyimli oldukları zaman daha güvenli ve doğal davranırlar.
Ak göt (don, bacak), kara göt (don, bacak) geçil başındı) (hamamda) belli olur.
Kimin iyi, kimin kötü kimin başarılı, kimin başarısı olduğu birlikte girilecek olan sınavda belli olur.
Ak gün ağartır, kara gün karartır.
Mutluluk insanları neşeli, dinç, iyimser yapar. Mutsuz¬luk, üzüntü içindeki bir yaşam ise kişileri sinirli, karamsar yapar.
Akıl akıldan üstündür
İnsanlar akıl ve bilgi bakımından daima birbirlerinden farklıdırlar. Bir kişi diğerinden mutlaka üstündür. Bizim dü¬şünemediğimiz bir şeyi bir başkası düşünüp bizi aydınlatabi¬lir. Her zaman danışmakta yarar vardır.

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Anket

Ankara Nasıl Bir Kent?
 

GİRİŞ / KAYIT